Görünmek başka doğru anlaşılmak başka
muhatap
Bir şirketin internet sitesinde kendisini doğru anlatması artık yeterli olmayabilir.
Çünkü insanlar giderek daha fazla ürünü, hizmeti ve kurumu doğrudan yapay zekâya soruyor.
“Hangisini önerirsin?”
“Bu şirket ne yapıyor?”
“Rakipleri kim?”
“Güvenilir mi?”
Yapay zekâ ise cevabını yalnız kurumun kendi anlattıklarından oluşturmuyor.
Haberler, araştırmalar, karşılaştırmalar, üçüncü taraf yayınlar ve internette yıllar boyunca birikmiş eski bilgiler de bu cevapların içinde yer bulabiliyor.
Ortaya yeni bir temsil meselesi çıkıyor:
Bir kurum görünür olabilir ama doğru anlaşılmayabilir.
Sekiz marka, üç yapay zekâ sistemi
UIM Growth Agency tarafından 3 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen “Türkiye Yapay Zekâ Marka Görünürlüğü Endeksi 2026” adlı pilot çalışmada, Brand Finance Türkiye 125 listesinin ilk sekiz sırasında bulunan Türk Hava Yolları, Arçelik, İş Bankası, Ford Otosan, Ziraat Bankası, LC Waikiki, Vestel ve Garanti BBVA incelendi.
Markalar ChatGPT, Gemini Flash-Lite ve Google AI Mode üzerinde aynı yapıda beşer soruyla test edildi.
Toplam 120 yapay zekâ yanıtı değerlendirildi.
Markaların doğrudan önerilmesini ölçen 48 fırsatın 46’sında sekiz markadan biri görünür oldu.
Araştırmanın verdiği genel görünürlük oranı yüzde 95,8.
Ancak çalışmanın dikkat çekici tarafı bu yüksek oranın arkasında ortaya çıkıyor:
Görünmek, ilk tercih olmak ve doğru bilgiyle anlatılmak aynı şey değil.
Eski bilgi yeni bir cevaba karışabiliyor
Pilot çalışma sırasında yapay zekâ sistemlerinin bazı durumlarda farklı dönemlere ait verileri aynı cevap içinde kullandığı görüldü.
Bir markanın sahip olduğu başka bir marka lisanslı marka gibi tanımlanabildi.
Farklı yıllara ait çalışan veya şube sayıları güncel bilgiymiş gibi aktarılabildi.
İmzalanmış ancak henüz tamamlanmamış bir satış işlemi gerçekleşmiş gibi anlatılabildi.
Araştırma burada yalnız yapay zekânın verdiği cevaplara değil, kurumların internette bıraktığı bilgi düzenine de dikkat çekiyor.
Aynı kurumun farklı sayfalarında eski, farklı kapsamda veya tarihi açıkça belirtilmemiş bilgiler bulunması da çelişkili cevaplara zemin hazırlayabiliyor.
Yani soru yalnız:
“Yapay zekâ yanlış mı söylüyor?”
değil.
Bir başka soru da var:
Yapay zekânın ulaşabildiği bilgiler ne kadar açık, güncel ve tutarlı?
Kurumun sitesi artık tek anlatıcı değil
UIM’in araştırmasına göre yapay zekâ sistemleri kurumsal internet sitelerinin yanında haber kuruluşları, sektörel yayınlar, araştırmalar, karşılaştırma içerikleri ve diğer üçüncü taraf kaynaklardan da yararlanabiliyor.
Bu bulgunun işaret ettiği daha geniş mesele şu:
Bir kurum kendi sitesinde kendisini doğru anlatabilir.
Ama o kurum hakkında yıllardır başkaları da konuşuyordur.
Eski haberler kalmıştır.
Araştırmalar yayımlanmıştır.
Başka kurumlarla karşılaştırılmıştır.
Yöneticileri açıklamalar yapmıştır.
Bütün bunlar kurumun internetteki dijital izinin parçalarıdır.
Yapay zekâ da bu dağınık izlerin arasından bir kurum anlatısı kurabilir.
Bu noktada yeni soru artık yalnız:
“İnternette var mıyız?”
değil.
Daha önemlisi:
“Orada kim olarak görünüyoruz?”
Görünürlükten temsile
UIM Growth Agency Kurucusu Mustafa Derya Çolak, araştırmanın sonucunu görünürlükten çok temsil üzerinden değerlendiriyor:
“Bir marka bulunabilir, fakat ilk sırada önerilmeyebilir veya eski bilgilerle anlatılabilir.”
Çolak, kurumların kurumsal verilerini güncel tutması, önemli rakamların tarih ve kapsamını açık biçimde belirtmesi ve üçüncü taraf kaynaklarda kendileri hakkında oluşan anlatıyı izlemesi gerektiğini söylüyor.
UIM bu alanı GEO kavramıyla ele alıyor.
Aynı zamanda markalara GEO ve yapay zekâ görünürlüğü alanında hizmet veren bir ajans.
Bu nedenle araştırma, konuya ilişkin bir sektör çalışması olduğu kadar UIM’in faaliyet gösterdiği alanla da doğrudan bağlantılı.
Muhatap açısından ise mesele yalnız markalarla sınırlı değil.
Bir belediye…
Bir üniversite…
Bir organize sanayi bölgesi…
Bir şirket…
Bir şehir…
Hatta bir insan…
Yapay zekâ sistemlerinde kendisi hakkında oluşan bir anlatıyla karşılaşabilir.
Ve bu anlatı, insanların bilgi ararken başvurduğu kaynaklardan biri hâline gelebilir.
Pilot çalışma ne söylüyor, ne söylemiyor?
Araştırma yalnız sekiz yüksek marka değerine sahip kuruluş üzerinde ve belirli bir tarihte yapılmış bir pilot çalışma.
Yapay zekâ cevaplarının model sürümüne, konuma, oturum geçmişine ve sorunun nasıl kurulduğuna göre değişebileceği araştırmanın kendi metodoloji notunda da belirtiliyor.
Bu nedenle yüzde 95,8 sonucunu Türkiye’deki bütün şirketlerin yapay zekâ görünürlüğünün ölçüsü olarak okumak mümkün değil.
Orta ölçekli, daha az bilinen veya hakkında daha sınırlı dijital bilgi bulunan kurumlarda nasıl bir tablo ortaya çıkacağı ise ayrı bir araştırma konusu.
Ama pilot çalışma önemli bir kapı açıyor.
İnsanlar kurumları yapay zekâ üzerinden de tanımaya başlıyorsa, kurumsal temsil artık yalnız kurumun kendi anlattıklarıyla oluşmuyor.
Kendi sitesi var.
Başkalarının yazdıkları var.
Eski bilgiler var.
Yeni bilgiler var.
Ve bütün bunların arasından yapay zekânın kurduğu bir anlatı var.
O hâlde bundan sonra kurumların kendilerine sorması gereken yeni sorulardan biri de şu olabilir:
Yapay zekâ bizi gerçekten tanıyor mu?
Kaynak: UIM Growth Agency / Ajans Dijital Kalem
Detaylı bilgi ve iletişim:
Kağan Demirgil / demirgil@ajansdijitalkalem.com
0532 368 14 00
Bu yazı, kaynak tarafından sağlanan bilgiler temel alınarak muhatap editörleri tarafından yeniden hazırlanmıştır.
Yanlış olduğunu düşündüğünüz bir bilgi ya da eklenmesi gerektiğine inandığınız bir ayrıntı varsa bizimle paylaşabilirsiniz: muhatapmerkez@gmail.com
muhatap, anlatılarını doğrulanabilir bilgi ve ortak katkıyla geliştirmeyi önemser.