Temelli Gölü duyarsızlıkla kirleniyor
muhatap
/ TEMELLİ/ Temelli Gölü’ne baktığınızda önce güzelliğini görüyorsunuz.
Sonbaharın renkleri suya vuruyor. Kuşlar göl çevresinde dolaşıyor. Kimi fotoğraf çekiyor, kimi ailesiyle vakit geçiriyor, kimi yalnızca biraz sessizlik için geliyor.
Sonra gözünüz kıyıya kayıyor.
Plastik şişeler.
Yiyecek ambalajları.
Poşetler.
İnsanların birkaç saat önce oturduğu yerde, onlar gittikten sonra geride kalanlar.
muhatap/TEMELLİ’nin göl çevresinde görüntülediği çöp manzarası, Temelli’nin önemli doğal alanlarından birinin güzelliğiyle yan yana duruyor.
İnsanın içini asıl burkan da bu tezat.
Göl kendi halinde güzel.
Onu kirleten göl değil.

Geldiğimiz yeri, geldiğimiz gibi bırakabilmek
Temelli Gölü özellikle hafta sonlarında doğayla vakit geçirmek isteyenlerin uğradığı alanlardan biri.
İnsanların buraya gelmesi kötü bir şey değil.
Tam tersine, bir yerin sevilmesi onun yaşaması için önemli.
Ama sevdiğimiz bir yere bıraktığımız şey yalnızca ayak izimiz değilse, orada başka bir mesele başlıyor.
Bir plastik şişeyi göl kenarında bırakmak birkaç saniyelik bir davranış.
Onu daha sonra bir başkasının toplaması gerekiyor.
Toplanmadığında ise o şişe artık yalnızca sahibinin değil, oradan geçen herkesin manzarasının bir parçası oluyor.
Bir süre sonra da doğanın.
Bu yüzden çevre temizliği büyük cümlelerden önce çok basit bir davranışla başlıyor:
Getirdiğini geri götürmek.
Sorumluluk yalnız ziyaretçide değil
Ancak Temelli Gölü çevresindeki kirlilik meselesini yalnızca “vatandaş duyarlı olsun” diyerek kapatmak da doğru değil.
Böyle alanların korunması için düzenli temizlik, yeterli çöp toplama imkânı, uygun noktalarda konteynerler ve gerektiğinde denetim gerekiyor.
Bölge sakinlerinin dile getirdiği talepler arasında da çöp konteynerlerinin artırılması, temizlik çalışmalarının düzenli hale getirilmesi ve çevre bilincini hatırlatan uyarıların yerleştirilmesi bulunuyor.
Yani burada iki ayrı sorumluluk aynı yerde buluşuyor.
Kurumların alanı temiz ve kullanılabilir tutması gerekiyor.
Oraya gelen insanın da kendi çöpünü başkasının sorumluluğuna bırakmaması.
Biri diğerinin yerine geçmiyor.
Bir şişe yalnızca bir şişe değil
Doğaya bırakılan bir çöp bazen küçük görünüyor.
“Bir tane şişeden ne olacak?”
denilebilir.
Ama kıyıda gördüğümüz manzara zaten bu düşüncenin çoğalmasından oluşuyor.
Bir kişinin bıraktığı şişenin yanına başka biri poşetini bırakıyor.
Sonra bir ambalaj daha.
Bir süre sonra tek tek insanların küçük ihmalleri, herkesin karşılaştığı büyük bir görüntüye dönüşüyor.
Üstelik mesele yalnız görüntü değil.
Göl çevresinde yaşayan canlılar, toprak, su ve doğal alanın kendisi de bu davranışın sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor.
Bu nedenle Temelli Gölü’nü korumak yalnızca “çevrecilik” başlığı altında konuşulacak uzak bir mesele değil.
Burası bugün bizim oturduğumuz, yürüdüğümüz, çocuklarımızı getirdiğimiz bir yer.
Yarın da başkalarının görmek isteyeceği bir yer.
Bir emanetten daha fazlası
“Doğa bize emanettir, emanete sahip çıkmak insanlık görevidir.”
Bu cümle göl çevresinde yaşananları anlatmak için güçlü bir hatırlatma.
Ama belki mesele yalnız emaneti korumak da değil.
Bir sonraki gelen insanı düşünmek.
Biz kalktıktan sonra aynı yere bir aile oturacak.
Bir çocuk kıyıda yürüyecek.
Bir fotoğrafçı göle bakacak.
Bir kuş orada yaşamaya devam edecek.
Çevre bilinci bazen tam da böyle küçük bir yerde ortaya çıkıyor:
Ben gittikten sonra burada kim kalacak?
Temelli Gölü’nün güzelliğini korumak için büyük bir şey yapmak gerekmiyor.
Bazen yapılması gereken, göle gelirken getirdiğimiz şeyi giderken yanımızda götürmek kadar basit.
Çünkü Temelli Gölü bugün hâlâ güzel.
Mesele, bizden sonra da güzel kalıp kalmayacağı.
Fotoğraflar: muhatap / TEMELLİ
Yanlış olduğunu düşündüğünüz bir bilgi ya da eklenmesi gerektiğine inandığınız bir ayrıntı varsa bizimle paylaşabilirsiniz: muhatapmerkez@gmail.com
muhatap, anlatılarını doğrulanabilir bilgi ve ortak katkıyla geliştirmeyi önemser.