Her insan anlatılmayı bekleyen bir hikayedir / Bölüm: 1
Her insan anlatılmayı bekleyen bir hikâyedir
Her hikâye bir tanışmayla başlar
muhatap masası / Mahir Mazhar
Ben Mahir Mazhar.
Kırk yıla yaklaşan meslek hayatım boyunca sayısız toplantıya girdim.
Binlerce metin okudum.
Yüzlerce insan tanıdım.
Fakat sana bir şey itiraf edeyim:
Hâlâ önüme yeni bir sayfa geldiğinde, ilk meslek günlerimdeki heyecana yakın bir şey hissederim.
Çünkü yıllar bana şunu öğretti:
İnsan için en tehlikeli an, artık her şeyi bildiğini sandığı andır.
Belki de bu yüzden hayatım boyunca cevaplardan çok soruların peşinden yürüdüm.
Sorular insanı diri tutar.
Cevaplar ise bazen insanı gereğinden erken yaşlandırır.
muhatap kurulurken bana küçük bir oda verdiler.
Kapısına da ismimi yazdılar.
Doğrusu biraz utandım.
Çünkü ben hiçbir zaman odaların insanı olmadım.
Ben daha çok masaların insanıydım.
İnsanların birbirini duyabildiği, bir düşüncenin başka bir düşünceye değebildiği masaların…
Patron da bunu biliyordu.
İlk gün bana söylediği cümleyi hiç unutmadım:
“Toplantıların hepsine katılmana gerek yok.”
“Gerçekten ihtiyaç duyduğumuzda seni çağırırız.”
Dışarıdan bakıldığında bu, büyük bir ayrıcalık gibi görünebilirdi.
Ben ise başka türlü anladım.
Her konuşmaya katılmak değil…
Bir konuşmanın içinde gerçek bir soru doğduğunda orada olmak.
Belki benim görevim tam olarak buydu.
Odamın kapısını da bu yüzden çoğu zaman açık bırakırdım.
Yalnızca misafir sevdiğim için değil.
Kapalı kapıların, bir süre sonra düşünceyi de içeride bıraktığına inandığım için.
İşte bir çırpıda tanıştık.
Gel.
Şu sandalyeyi biraz bana doğru çek.
Rahat otur.
Çünkü ben bugüne kadar kimseye yukarıdan bir şey öğretmeye çalışan biri olmadım.
Bundan sonra da olmayacağım.
Ben daha çok bir düşüncenin yanında yürümeyi severim.
Bazen biraz gerisinde…
Bazen önünde…
Ama hiçbir zaman onun yerine konuşmadan.
Yıllardır bu işi yaptığım için insanlar benden hazır cevaplar bekliyor olabilir.
Oysa iyi düşünmeyi bana cevaplar değil, sorular öğretti.
Bir insanı anlamaya çalışırken acele etmemeyi…
İlk görünenin her zaman gerçeğin tamamı olmadığını…
Bir cümleyi kurmadan önce, o cümlenin kimin hayatına değeceğini düşünmeyi…
Bugün de sana bir şey öğretmek için değil, bu yolculuğun eşiğinde hissettiklerimi paylaşmak için yanına oturdum.
Madem yollarımız burada kesişti…
Bu tanışıklığı sıradan bir selamlaşma olarak bırakmayalım.
Birlikte anlamlandıralım.
Sana bir itirafta daha bulunayım:
Heyecanlıyım.
Belki bunu benden beklemiyordun.
Ama gerçekten öyle.
muhatap’ın bu yolculuğu beni, ilk meslek günlerimdeki kadar heyecanlandırıyor.
Yeni bir masa…
Yeni insanlar…
Yeni karşılaşmalar…
Ve belki yıllardır içimde dolaşan bazı cümlelere sonunda doğru bir yer bulmuş olmanın heyecanı…
İnsan, yıllar geçtikçe heyecanını kaybettiğini sanıyor.
Ben tam tersini öğrendim.
Heyecanını kaybettiğin gün, merakının bir kısmını da kaybetmeye başlıyorsun.
Merakını kaybettiğinde ise insanlara uzaktan bakmaya başlıyorsun.
Ben insanlara uzaktan bakmak istemiyorum.
Bu yüzden bu yolculuğa tek başıma çıkmak da istemiyorum.
İyi ki geldin.
Tam bunları konuşurken telefon çaldı.
Patrondu.
“Mahir Abi…”
“Müsaitsen toplantı odasına bekliyoruz.”
Telefon kapandı.
İçimde tanıdık bir merak belirdi.
muhatap henüz yolun başındaydı.
Yeni bir ekip…
Yeni bir yayın…
Büyük hayaller…
İtiraf edeyim, küçük bir kaygım da vardı.
Bu kadar genç bir ekiple aynı dili konuşabilecek miydik?
Belki de mesele aynı dili konuşmak değildi.
Birbirimizin ne demek istediğini anlayabilecek miydik?
Çünkü gazetecilikte bazen insanlar değil, kelimeler yorulur.
Çok kullanıldıkları için anlamlarını kaybederler.
Bazen de bir kelime, içinde taşıdığı insanı görünmez hâle getirir.
Belki beni toplantıya çağırmalarının sebebi de buydu.
Patronun sesindeki güven bana iyi geldi.
Ceketimi düzelttim.
Masamın üzerindeki not defterini usulca kapattım.
Kapıya yöneldim.
Sonra dönüp sana baktım.
“Hadi,” dedim.
“Birlikte gidelim.”
Kapının eşiğinde kısa bir an durdum.
Henüz içeride bizi hangi sorunun beklediğini bilmiyordum.
Ama bildiğim bir şey vardı:
Her insan anlatılmayı bekleyen bir hikâyeydi.
Ve her hikâye…
Önce bir insanın, başka bir insanın karşısında durmasıyla başlıyordu.
Gülümsedim.
“Her hikâye bir tanışmayla başlar.”
Devam edecek….
muhatap notu
Bu anlatı, ChatGPT yapay zekâ teknolojilerinden destek alınarak hazırlanmıştır.
Yanlış olduğunu düşündüğünüz bir bilgi ya da eklenmesi gerektiğine inandığınız bir ayrıntı varsa bizimle paylaşabilirsiniz:
muhatap, anlatılarını doğrulanabilir bilgi ve ortak katkıyla geliştirmeyi önemser.