Anasayfa » POLATLI » Kenan Dede’nin tezgâhında tatlıdan fazlası var
Torun isteği, yeni bir yol açtı

Kenan Dede’nin tezgâhında tatlıdan fazlası var

Editör:
13 Kasım 2025 20:40 Güncelleme: 21 Ağustos 2026 20:06
BU ANLATIYI PAYLAŞ

Torununa yaptığı ilk macun, bir mesleğin yönünü değiştirdi

Hezarfen ÇELEBİ
muhatap / POLATLI

Perşembe Pazarı’nda bazı tezgâhlar yalnızca ürün satmaz.

İnsanların yüzünde küçük bir tebessüm de bırakır.

Polatlı’da “Kenan Dede” diye tanınan Kenan Başaran da o isimlerden biri.

71 yaşındaki Başaran, yıllardır pazarda kurduğu rengârenk tezgâhıyla çocukların dikkatini, büyüklerin ise hafızasını kendine çekiyor. Yaklaşık 26 yıl pamuk şeker satarak geçirdiği tatlı yolculuğunu, son üç yıldır organik Osmanlı macunu ile sürdürüyor.

Ama bu hikâye, bir satış fikrinden çok önce, evde torununa verdiği bir sözle başlıyor.

Bir torun isteği, yeni bir yol açtı

Kenan Dede’nin anlattığına göre her şey, torununun marketten aldığı gıda boyalı macunu beğenmemesiyle başladı.

O da torununa, “Ben sana doğalını yaparım” dedi.

Sonra mutfağa girip meyve özleri ve çeşitli baharatlarla kendi macununu hazırladı.

İlk başta yalnızca torunu için yaptığı o macun, kısa sürede çevresindekilerin de dikkatini çekti.

Beğenildikçe çoğaldı.

Çoğaldıkça da yeni bir işe dönüştü.

Böylece pamuk şekerle geçen yılların ardından yönünü tamamen geleneksel Osmanlı macununa çevirdi.

Bugün tezgâhında yaklaşık 20 farklı çeşit bulunuyor.

Renkleriyle çocukları çağırıyor, tadıyla da büyükleri geçmişe götürüyor.

Fotoğraflar: muhatap / Polatlı

Tezgâh da kendi emeği

Kenan Dede’nin hikâyesinde yalnızca macunlar değil, tezgâhın kendisi de ayrı bir emek taşıyor.

Başlangıçta elinde hazır bir satış düzeneği yokmuş.

Osmanlı macunu için kullanılan orijinal tezgâhların pahalı olduğunu görünce, çözümü yine kendi elleriyle üretmiş.

Kalbur, cam çerçeve, led ışıklar ve eski bir engelli sandalyesini bir araya getirerek kendi yürüyen tezgâhını yapmış.

Hepsi benim el emeğim” diyor.

Bugün o tezgâhla pazarda, okul önlerinde, düğünlerde ve çeşitli halk etkinliklerinde görülüyor.

Aslında onun tezgâhı yalnızca satış yapılan bir yer değil; biraz el becerisi, biraz sabır, biraz da yoktan çözüm üretme hikâyesi.

Macun onun için yalnızca tatlı değil

Kenan Dede’nin ürettiği macunları sıradan bir şekerleme gibi görmek eksik kalıyor.

O, bu işi biraz da eski bir kültürü yaşatmak gibi görüyor.

Osmanlı macununun yalnızca renkli bir tatlı olmadığını, aynı zamanda gelenekten gelen bir karışım kültürü taşıdığını anlatıyor.

Zencefil, tarçın, karanfil, gül, hünnap, nar, keçiboynuzu, portakal kabuğu gibi malzemelerden söz ederken, işin yalnızca lezzet tarafını değil, doğallığını da özellikle vurguluyor.

Malzemelerini Polatlı’daki iki güvendiği baharatçıdan aldığını söylüyor.

Ve bunu anlatırken cümlesi net:

“Ne kullanıyorsam, torunuma da onu yediriyorum.”

Belki de onun tezgâhını farklı kılan en önemli noktalardan biri tam burada.

Satış yaptığı ürünle, evinde torununa sunduğu ürün arasında bir fark koymuyor.

Çocuklar renk için, büyükler hatıra için geliyor

Kenan Dede’nin tezgâhına yaklaşanların hepsi aynı sebeple gelmiyor.

Çocuklar önce renklere bakıyor.

Macunun uzayan görüntüsüne, tezgâhın ışığına, şekerin dönüşüne.

Yetişkinler ise çoğu zaman başka bir şey için duruyor.

Bir çocukluk hatırası…

Bir panayır anısı…

Bir bayram yeri duygusu…

Belki de bu yüzden Kenan Dede’nin önünde yalnızca satış olmuyor; kısa kısa sohbetler de yaşanıyor.

Kimi eski günleri anlatıyor, kimi torununa alıyor, kimi yalnızca bakıp gülümsüyor.

Bir pazar tezgâhından daha fazlası

Perşembe Pazarı’nda onun kurduğu düzen, bize küçük ama önemli bir şeyi hatırlatıyor:

Bazen bir insanın işi yalnızca ürün satmak değildir.

Bir geleneği bugüne taşır.

Bir tadı korur.

Bir çocukla büyük arasında görünmeyen bir köprü kurar.

Kenan Dede’nin tezgâhında Osmanlı macunu var.

Ama biraz dikkatli bakınca başka şeyler de görünüyor:

El emeği, sabır, doğallık, ustalık ve insana iyi gelen o eski pazar sıcaklığı.

Belki de bu yüzden onun tezgâhı, yalnızca damakta değil, hafızada da iz bırakıyor.

 

 

Yanlış olduğunu düşündüğünüz bir bilgi ya da eklenmesi gerektiğine inandığınız bir ayrıntı varsa bizimle paylaşabilirsiniz: muhatapmerkez@gmail.com

muhatap, anlatılarını doğrulanabilir bilgi ve ortak katkıyla geliştirmeyi önemser.

muhatap ekosistem © 2026

muhatap.tr; insan yaratıcılığı ile OpenAI teknolojilerini aynı anlatı anlayışında buluşturan yeni nesil bir hibrit anlatı, içerik ve üretim platformudur.
Yayımlanan içerikler, gerektiğinde OpenAI teknolojilerinin katkısıyla hazırlanır veya editörlerimizin değerlendirmesiyle geliştirilir. Teknoloji üretim sürecini destekler; nihai editoryal sorumluluk ise her zaman muhatap'ın yayın ilkelerine aittir.