Gordion kendini bu kez sinemayla anlattı
Binlerce yıllık geçmişin ortasında filmler gösterildi, hikâyeler anlatıldı; arkeoloji ile sinema aynı yerde buluştu
muhatap
Bir antik kenti görmek başka, onun hikâyesini yeniden dinlemek başka.
Gordion, dört gün boyunca yalnızca geçmişin izlerinin bulunduğu bir arkeolojik alan değildi. Sinemacıların, arkeologların, sanatçıların ve izleyicilerin aynı hikâyenin çevresinde buluştuğu bir anlatı alanına dönüştü.
2. Uluslararası Gordion Arkeofilm Festivali, 24-27 Eylül tarihleri arasında Ankara ve Polatlı’da gerçekleştirildi.
Festival için 102 ülkeden 1198 film başvurusu yapıldı. Seçilen finalist yapımlar izleyiciyle buluşurken yönetmen söyleşileri, Ankara’nın kent hafızasını sinema üzerinden ele alan panel ve Gordion Belgesel Atölyesi çalışmaları da programda yer aldı.
Rakamlar festivalin uluslararası karşılığını gösteriyor.
Ama Gordion açısından daha ilginç olan başka bir şey var:
Binlerce yıl önce insanların yaşadığı bir yer, bugün başka insanların hikâyelerini anlatmak için yeniden kullanılıyor.
Arkeoloji yalnızca toprağın altında değil
Arkeolojik alanlara çoğu zaman geçmişi koruyan yerler olarak bakıyoruz.
Kazılar yapılır.
Buluntular incelenir.
Müzelerde sergilenir.
Fakat kültürel miras yalnızca korunarak değil, bugünün insanıyla yeniden ilişki kurabildiğinde da yaşamaya devam ediyor.
Arkeofilm festivali bu ilişkinin yollarından birini sinemada arıyor.
Bir tarafta geçmişi ortaya çıkaran arkeoloji var.
Diğer tarafta insanın hikâyesini görüntülerle taşıyan sinema.
İkisinin ortak noktası ise aslında oldukça tanıdık:
İkisi de insandan geriye kalan izlerin peşinden gidiyor.
Son perde Gordion’da açıldı
Festivalin son günü doğrudan Gordion Antik Kenti’nde gerçekleştirildi.
“Gordion’un Yüzleri” sergisi antik mirası çağdaş sanatla bir araya getirirken, halk oyunları gösterisi ve Gordion Tango Jazz Ensemble konseri programın farklı kültürel katmanlarını oluşturdu.
Dereceye giren filmlerin ödülleri de burada sahiplerini buldu.
Festival; Gordion Vakfı öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Ankara Kalkınma Ajansı, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Polatlı Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirildi.
Fakat bütün kurum isimlerinin ve etkinlik programının ötesinde geriye daha sade bir görüntü kalıyor:
Bir zamanlar Friglerin yaşadığı topraklarda bugün insanlar yeniden bir araya geliyor.
Bu kez savaşmak, ticaret yapmak ya da bir krallık kurmak için değil.
Bir film seyretmek, bir hikâye dinlemek ve geçmişle bugün arasında yeni bir bağ kurmak için.
Belki kültürel mirasın yaşaması dediğimiz şey de biraz böyle oluyor.
Geçmiş yerinde duruyor; ama her kuşak onunla yeniden karşılaşıyor.
Yanlış olduğunu düşündüğünüz bir bilgi ya da eklenmesi gerektiğine inandığınız bir ayrıntı varsa bizimle paylaşabilirsiniz: muhatapmerkez@gmail.com
muhatap, anlatılarını doğrulanabilir bilgi ve ortak katkıyla geliştirmeyi önemser.