Her insan anlatılmayı bekleyen bir hikayedir / Bölüm: 1

Her insan anlatılmayı bekleyen bir hikayedir / Bölüm: 1
  • 1 / KEŞİF
  • 24 Temmuz 2026 02:05 | Güncellenme: 25 Temmuz 2026 11:19
  • 0
  • A+
    A-
MASAÜSTÜ REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Her insan anlatılmayı bekleyen bir hikayedir,
her hikâye bir tanışmayla başlar

 

muhatap anlatı dosyası 01

Hazırlayan: Mahir Mazhar

Ben Mahir Mazhar.

Kırk yıla yaklaşan meslek hayatım boyunca binlerce toplantıya girdim.

Binlerce dosya okudum.

Yüzlerce insan tanıdım.

Ama sana bir şey itiraf edeyim mi?

Hâlâ yeni bir dosyanın ilk sayfasını açarken aynı heyecanı yaşarım.

Çünkü yıllar bana şunu öğretti.

En tehlikeli insan…

Artık her şeyi bildiğini sanan insandır.

Belki de bu yüzden meslek hayatım boyunca cevaplardan çok soruların peşinden yürüdüm.

Sorular insanı diri tutuyor.

Cevaplar ise bazen insanı erken yaşlandırıyor.


muhatap kurulurken bana küçük bir oda verdiler.

Kapısına da ismimi yazdılar.

Doğrusu biraz utandım.

Çünkü ben odaların insanı hiç olmadım.

Ben hep masaların insanı oldum.

Patron da bunu biliyordu.

İlk gün bana söylediği cümleyi hiç unutmadım.

“Toplantılara düzenli katılmana gerek yok.”

“Ne zaman ihtiyaç duyarsak seni çağırırız.”

Dışarıdan bakınca büyük bir ayrıcalık gibi görünüyordu.

Oysa ben bunun başka bir anlam taşıdığını biliyordum.

Bu…

Her toplantıya değil…

Yalnızca gerçekten bir soru doğduğunda çağrılmak demekti.

Odamın kapısı da bu yüzden çoğu zaman açıktı.

Misafir sevdiğim için…

Dahası kapalı kapıların düşünceyi de kapattığına inandığım için.


İşte bir çırpıda tanıştık…

Gel.

Şu sandalyeyi biraz bana doğru çek.

Rahat otur.

Çünkü ben bugüne kadar kimseye bir şey öğretmeye çalışan biri olmadım.

Olmayacağım da.

Ben daha çok cevap arayanlardanım.

Belki yıllardır bu işi yaptığım için insanlar benden cevap bekliyor.

Ama doğrusu şu ki…

İyi bir fikir yazarı olmayı bana cevaplar değil, sorular öğretti.

Bugün de sana bir şey anlatmak için değil…

Duygularımı paylaşmak için yanına oturdum.

Madem yollarımız burada kesişti…

Bu tanışıklığı sıradan bir selamlaşma olarak bırakmayalım.

Birlikte anlamlandıralım.

Sana bir itirafta bulunayım mı?

Çok heyecanlıyım.

Belki bunu benden beklemiyordun.

Ama gerçekten öyle.

muhatap’ın bu yolculuğu beni de en az ilk meslek günüm kadar heyecanlandırıyor.

Yeni bir masa…

Yeni arkadaşlar…

Yeni sorular…

Ve belki de yıllardır içimde dolaşan bazı cümlelere sonunda doğru bir yer bulmuş olmanın heyecanı…

İnsan, yıllar geçince heyecanını kaybediyor sanıyor.

Ben tam tersini öğrendim.

Heyecanını kaybettiğin gün…

Merakını da kaybetmeye başlıyorsun.

Ben merakımı kaybetmek istemiyorum.

O yüzden bu yolculuğa tek başıma çıkmak da istemiyorum.

İyi ki geldin.


Tam bunları konuşurken telefon çaldı.

Patrondu.

“Mahir Abi…”

“Müsaitsen toplantı odasına bekliyoruz.”

Telefon kapandı.

İçimde tatlı bir merak vardı.

Muhatap henüz yolun başındaydı.

Yeni bir ekip…

Yeni bir yayın…

Büyük hayaller…

İtiraf edeyim…

İçimde küçük bir kaygı da vardı.

Bu kadar genç bir ekiple aynı dili konuşabilecek miydik?

Çünkü gazetecilikte bazen insanlar değil…

Kelimeler yorulur.

Ama nedense patronun sesindeki güven bana iyi geldi.

Kendi kendime gülümsedim.

Ceketimi düzelttim.

Masamın üzerindeki not defterini usulca kapattım.

Kapıya yöneldim.

Sonra dönüp sana baktım.

“Hadi birlikte gidelim…”

Kısa bir duraksamadan sonra gülümsedim.

“Her hikâye…”

“…bir tanışmayla başlar.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ