Sokaktaki Adam / Dosya No: 5

Sokaktaki Adam / Dosya No: 5
  • ODAK
  • 22 Temmuz 2026 14:37 | Güncellenme: 24 Temmuz 2026 11:11
  • 0
  • A+
    A-
MASAÜSTÜ REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Sokaktaki Adamın Psikolojisi
kimsenin görmediği küçük tecihler

O gün not defterimi kapatırken tuhaf bir şey fark ettim.

Saatlerdir insanlarla konuşuyordum.

Bakkalla…

Berberle…

Kuryeyle…

Öğretmenle…

Emekliyle…

Hepsinin hikâyesi farklıydı.

Ama akşam eve dönerken aklımda tek bir soru vardı.

İnsanlar bana hayatlarını anlatmıştı.

Peki…

Anlatmadıkları neydi?

Belki de insanı anlamak, söylediklerinden çok sustuklarını duymaya çalışmaktı.

Ertesi sabah editörün odasına yine aynı soruyla girdim.

“Sanırım bu kez onları tanımaya başladım.”

Editör başını kaldırdı.

“Hayır.”

“Şimdiye kadar sadece dinledin.”

“Şimdi hissetmeye çalış.”


Kaygılar

Bir market kasasında beklerken önümdeki adam hesap makinesine bakıyordu.

Kasiyer değil…

Kendi telefonuna.

Sepettekileri tek tek topluyordu.

Bir ürünü geri bıraktı.

Sonra birini daha.

Kasiyer hiçbir şey söylemedi.

Ben de…

Ama o kısa sessizlik, uzun bir cümleden daha fazlasını anlatıyordu.

Belki hepimizin hayatında kimseye söylemediğimiz küçük hesaplar vardır.


Umutlar

Öğleden sonra bir parkta oturdum.

Bir çocuk bisiklet sürmeyi öğreniyordu.

Annesi birkaç adım arkasından yürüyordu.

Çocuk her düştüğünde aynı şeyi söylüyordu.

“Bir daha.”

Belki umut tam da buydu.

Düşmekten vazgeçmemek.

Belki büyüyünce bunu unutuyorduk.

Ama tamamen kaybetmiyorduk.


Kararlar

Otobüste yaşlı bir kadın ayağa kalktı.

Yerini daha yaşlı birine verdi.

Kimse alkışlamadı.

Kimse haber yapmadı.

Belki kendisi bile akşam bunu hatırlamayacaktı.

Ama hayat bazen tam da böyle küçük kararlarla değişiyordu.

İnsan, büyük seçimlerinden çok…

Kimsenin görmediği küçük tercihleriyle kim olduğunu anlatıyordu.


Sessizlikler

Günün sonunda en çok sessizlikleri düşündüm.

Otobüste camdan dışarı bakan adamı…

Hastane koridorunda bekleyen kadını…

İş görüşmesinden çıkan genci…

Kepengi kapatırken derin bir nefes alan esnafı…

Hiçbiri konuşmuyordu.

Ama hiçbirinin sessizliği aynı değildi.

Galiba sessizlik de insanın diliydi.

Sadece dikkatle dinlemek gerekiyordu.


Muhabirin Defteri

Bugün şunu öğrendim.

İnsanlar aynı şeyleri yaşamıyor.

Ama benzer duyguların içinden geçiyor.

Kaygı…

Umut…

Bekleyiş…

Özlem…

Sevinç…

Kırgınlık…

Belki de bizi birbirimize en çok benzeten şey, hayatlarımız değil…

Duygularımız.

Tam bunları yazarken editör odasının kapısını çaldım.

“Bu kez ne buldun?” diye sordu.

Bir süre düşündüm.

Sonra yavaşça cevap verdim.

“Galiba…”

“İnsanları anlamak için önce cevapları değil…”

“…sessizliklerini dinlemek gerekiyor.”

Editör gülümsedi.

Masasının üzerindeki dosyayı kapattı.

“İşte şimdi…”

“Sokaktaki adamın sesini duymaya başladın.”

ETİKETLER:
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ